Aslında turizm ve otelcilik okumuş ve bu sektörde çalışmayı arzu etmiştim. Bunun uğruna Bahrain Hilton International otelinin mutfağında yüzlerce yumurta sarısını akından ayırmış, elimle mayonez çırpmış, soğuk odada kapalı kalma korkumu bile yenmiştim.
Ancak Türkiyeye döndüğümüzde mutfağın bana göre olmadığına karar verdim.
Ev yemekleri başlığı altına giren hiç bir yemeği bugüne kadar başarı ile yapabildiğimi söyleyemem. Yine de büyük zevk ile misafir ağırlar, onlara çeşit çeşit daha önce yemedikleri şeyleri sunmayı severim. Ancak bu tutkumu gündelik hayata aktaramadım gitti…
2008 yaz aylarında Devletşah‘ın ricası üzerine Yemek.Name‘de yazarlığa başladım. Daha teklifi duyduğumda, yanıtım “…ama ben yemek yapmam ki?” oldu. Kendisi ebeveynlik ve mutfakta çocuk konusunda da yazabileceğimin garantisini vererek, beni ikna etti.
O günden bu yana eşim çok mutlu. Arada bir de olsa evimizde normalde pişmeyen yemekler pişmeye başladı.
Bu blogu bana yayınladıkları tarifler ile destek olanlara ithaf ediyorum. Genelde tarifler alınır, en iyi ihtimalde yararlanılan siteye tekrar döner “yaptım, çok güzel oldu” gibi bir yorum bırakırsınız… Ben farklı bir yaklaşımda bulunmak istedim.
Afiyet Olsun.